KURAN’A SAYGI, ALLAH’A SAYGIDIR!
Kuran-ı Kerim, okunup anlaşılması ve hükümleriyle amel edilmesi gereken bir rehberdir. Kuran, müminlerin bireysel ve toplumsal hayatının merkezinde yer alır. Çocuklarının doğumunda, ölenlerinin cenazelerinde, çeşitli merasimlerde hep Kuran vardır. Kuran’da geçen güzel isimlerin çocuklara verilmesi de Kuran’ın kültürümüze olan etkilerinden biridir.
Araf suresinin 204’üncü ayetinde; “Kuran okunduğu zaman onu dinleyin ve sessiz durun ki rahmete nail olasınız” buyurulur. Bu ayet-i kerimede, Allah’ın kelamını dinlemenin edep ve erkânı gösterilmektedir. Buna göre, Kuran okunduğu sırada, Müslüman ona ilgisiz kalmayacak; kulak verip dikkat kesilecek, saygıyla ve ilgiyle dinleyecektir. Çünkü o, her şeyden önce Allah’ın sözüdür, onda konuşan Allah’tır. Bu sebeple Kuran’a kulak, vermemek Allah’ın konuşmasına kulak vermemek ve dolayısıyla bir bakıma Allah’a karşı edepsizlikte bulunmak anlamına gelir. Ayrıca anlamları üzerine düşünüp kavrayabilmek ve sonuçta rahmet ve bereketinden yararlanabilmek için de onu yoğun bir dikkatle dinlemek gerekmektedir.
“Onu dinleyin ve sessiz durun” buyruğu, beden kulaklarıyla Kuran’ı dinlemeyi, tilâvet sırasında konuşmamayı, başka şeylerle ilgilenmemeyi ifade ettiği gibi; Kuran’ı dinlemek, aynı zamanda onun buyruklarına uyup yasaklarından kaçınmak anlamına da gelir.
Bu ayetten dolaylı olarak çıkarılması gereken bir ders de şudur: Çarşı, pazar, sokak, kahvehane gibi pratikte Kuran’ı dinlemenin mümkün olmadığı yerlerde açıktan Kuran okumak veya dışarıda namaz kılanlar bulunması gibi bir zaruret olmadıkça, camilerde okunan Kuran sesini cami dışına vermek doğru değildir. Kuran okuyacak kimse, insanların onu dinleyebilecekleri yerlerde ve şartlarda okumalı; böylece Kuran’a saygısızlık görünümü veren davranışlara sebep olmaktan kaçınmalıdır.
Hz. Peygamber (s.a.s.) döneminde inkârcıların önde gelenleri halka, “Bu Kuran’a kulak vermeyin, okunurken gürültü yapın, belki bastırırsınız” (Fussilet 26) diyerek Allah’a, O’nun kitabına ve peygamberine karşı düşmanlık ve saygısızlıklarını sergiliyorlardı. Oysa inananlar onu hep can kulağı ile dinlemişler, ona saygı ve bağlılıklarını göstererek ilâhî rahmete ulaşacaklarına inanmışlardır.
Kuran’ı huşû içinde okumak, bel hizasından yukarıda tutmak, ona doğru ayak uzatmamak, üzerine başka bir şey koymamak ve onunla tuvalete girmemek gibi her türlü hürmet ve edep bir ibadet edasıyla yerine getirilmelidir.
İlâhî merhamete ulaşmak için Kuran’a edeple yaklaşmak, onu huşû ile okumak ve dinlemek, onun emir ve yasaklarına titizlikle uymak gerekmektedir. Ona dokunurken bedenî temizlik kadar kalbî temizlik de zorunludur. Kuran-ı Kerim, asıl kalple okunur; bu okumada gözün vazifesi, kalbe bir çeşit gözlük olabilmektir.
Hz. Ömer ve Hz. Osman, her sabah kalktıklarında Mushaf-ı Şerif’i hürmetle öpmeyi âdet hâline getirmişlerdi. Hz. Ömer’in oğlu Abdullah, her sabah Mushaf-ı Şerifi eline alır, büyük bir tazimle öper ve duygu derinliği içinde “Rabbimin ahdi, Rabbimin apaçık fermanı!” diye bağrına basardı.
Kültürümüzde Kuran’a saygının en güzel örneklerinden biri de, Osman Gazi’nin bir uygulamasıdır. Misafir kaldığı Şeyh Edebali’nin evinin duvarında asılı gördüğü Mushaf karşısında yatağına yatmayıp bir köşede oturarak tesbihat yaptığı meşhurdur. Tesbihat sırasında daldığı uykuda gördüğü bir rüya, Edebali tarafından, “Allah Teâlâ seni ve neslini insanların İslâm’la şereflenmesine vesile edecek” sözleriyle yorumlanmıştı.
Kuran-ı Kerim’i okumak ibadet olduğu gibi, onu dinlemek de farz-ı kifâye olarak nitelenen bir ibadettir. Yani Kuran okunan yerde onu dinleyen birileri varsa, diğerlerinden sorumluluk düşer. Buna göre, başkalarının dinlemesine mani olmadan camide veya başka bir mekânda Kuran okunurken, bir kenarda namaz kılmakta sakınca yoktur.
Âli İmran suresinin 191’inci ayeti gereğince; edebe riayet ederek ayakta iken, otururken, yan üstü yatarken Kuran-ı Kerim okunmasında veya dinlenmesinde bir sakınca yoktur. Nitekim Allah Rasûlü’nün, yan üstü yatar hâlde Kuran okuduğu, Hz. Ayşe validemizden rivayet edilmiştir. (bk. Buhari, Ebû Davud).
(Yararlanılan Kaynaklar: TDV Kuran Yolu Tefsiri, Diyanet Haber-Kuran-ı Kerim’e Saygı, Din İşleri Yüksek Kurulu, O. Nuri Topbaş-Müslümanın Gönül Dünyası)
Hazırlayan: Bahtiyar Budak–Emekli Edebiyat Öğretmeni

